Memnuniyet

%100 Müşteri Memnuniyeti

Güvence

15 Yıllık Tecrübe & Güven

Los Angeles İngilizce Dil Okulları

Los Angeles’daki İngilizce Dil Okulları

Los Angeles İngilizce Dil Okulları

Dünyada Los Angeles kadar filmlere konu olmuş başka bir şehir daha yoktur. Los Angeles için Amerika Rüyası’nın doğduğu yer diyebiliriz. İspanyolca anlamı “Melekler” olan ve günümüzde de Melekler Şehri olarak tanımlanan Los Angeles, Amerika’nın, New York’tan sonra en kalabalık ikinci şehridir. Genelde insanların aklına Los Angeles dendiğinde hatta biraz daha havalı şekliyle LA diyelim, uçaktan iner inmez spot ışıklarıyla insanın gözünün kamaştığı, etkileyici mimarisiyle herkesi şaşırtan, sokaklarda Hollywood yıldızı gibi tiplerin dolaştığı ve herkesin cebinde $1000′lık banknotlarla gezdiği bir yer geliyor. Fakat Los Angeles, her ne kadar bu lüksü bünyesinde barındırsa da, o kadar pahalı ya da herkesin podyumdan fırlama bir şekilde dolaştığı bir kent değildir. Sokakları, biz Türklerin tabiriyle bal dök yala gibidir. Sokağa çıktığınızda, acaba ayakkabılarım sokağı kirletecek mi diye düşünebilirsiniz. Los Angeles insanının, çevre bilinci çok yüksektir.

Los Angeles’a geldiğinizde kendinizi tam olarak gerçek bir Amerika şehrine gelmiş hissedersiniz. Amerika ekonomisinin lokomotiflerinden biri olan ve film endüstrisinin kalbi Hollywood, bu şehirdedir. Bilinçaltımıza kazınmış olan dev Hollywood yazısını ve Los Angeles kentini panoramik olarak en güzel göreceğiniz yerlerden biri Griffith Observatory’dir. (LA Rasathane Binası) Buraya çıktığınızda hem Hollywood yazısını arkanızda görebilir hem de şehri en güzel açılardan birinden bakabilir ve bol bol Los Angeles temalı fotoğraflar çekebilirsiniz.

Bunun yanı sıra, ünlüleri yakından takip edelim etmeyelim, yine de bir çoğumuz Oscar törenlerini televizyon başına kurulup izleriz. Evet, televizyonda izlediğimiz, Oscar törenlerinin yapıldığı meşhur bina da tam burada yer almaktadır. Eski adı Kodak Theater olan fakat Kodak’ın iflasından sonra adı Dolby Theater olarak değişen binaya mutlaka uğramanızı öneririz.

Amerika rüyasını madem başlattık, okyanus manzaralı bir plaja gitmeden olmaz diye düşünüyoruz. Los Angeles şehrinde bulunan Santa Monica bölgesi, hem çok yakınında Third Street Promenade caddesinin olması nedeniyle hem de bu rüyanın bir parçası olan okyanus manzaralı harika plaja sahip olması sebebi ile çok keyiflidir.

Hollywood’dan bahsetmişken, Hollywood filmlerinin nasıl çekildiğini, bu kadar cesur ve tehlikeli sahneleri nasıl yarattıklarını hemen hepimiz merak ederiz. Hollywood’a ev sahipliği yapan bu görkemli şehre gelmişken, Hollywood filmlerinin çekim hilelerini öğrenebilirsiniz zira Los Angeles’a gelip Universal Studios’a uğramadan dönmek büyük kayıp olacaktır. Universtal Studios’ta bulunan platolar camları açık otobüsler ile gezilmektedir. Ayrıca Studio Tour’a katıldığınız takdirde, bir çok Hollywood filminin nasıl çekildiğini öğrenmiş olacaksınız.

Los Angeles’ta yapılacak eğlenceli aktivitelere gelmişken şüphesiz en eğlenceli gezilerden biri de Disneyland’a yapılacak gezi olacaktır. 7’den 70’e herkesi kendine çeken ve yaşınız kaç olursa olsun içinizdeki çocuğu ortaya çıkaran bu büyülü yer, eğlence parkının sınırlarını çoktan aşmıştır. Rengarenk bir dünya, bu dünyanın bir yanında dünyanın en ünlü çizgi film kahramanları, diğer yanda ışıklar.. Bölüm bölüm ayrılan eğlenceli ve şaşırtıcı alanlarıyla Disneyland, hayal edebileceğiniz çok daha ötesinde bir eğlence merkezidir.

Aslında Los Angeles’ın hemen her köşesinde, zihnimizde şan, şöhret ve lüksü simgeleyecek bir şeyler bulabiliriz. Her bütçeye uygun seyahat seçenekleri olsa bile Los Angeles, insan zihninde hep lüksü çağrıştırır. Fakat Los Angeles’ın bir bölgesi var ki, diğer bölgeleri bu konuda geride bırakmıştır. Neresi mi? Beverly Hills. Bu bölgede bulunan lüks villalar, bu villalarda oturan dünyaca ünlü isimler, sokaklarında dolaşırken palmiye ağaçlarının atmosfere kattığı ilgi çekici hava, son model arabalar, hepsi ayrı bir sanat eseri olan binalar.. Hatta öyle ki, Los Angeles’ı tanıtan seyahat kitaplarının bir bölümü, hangi villa hangi ünlüye aittir tarzında bilgiler dahi vermektedir. Bu yüzden Beverly Hills, Los Angeles’a gelindiğinde bir çok insanın görmek istediği ilk yerlerden biridir.

Bu kadar lüksten bahsettik, bir de Los Angeles’ın tüm bu ihtişamlı sokaklarının aksine bohem havası olan ve içinde lüksten ziyade daha sade şeyleri barındıran yerlerinden birinden bahsedelim. Venice Beach, içinde bulunan kanallar sebebiyle Venedik Plajı olarak da adlandırılan, Los Angeles’ın lükslüğüne tezat oluşturan bir plajdır. Kaykaycılar, patenciler, ressamlar, şairler ve müzisyenlerin olduğu bu duru yerde, gün batımını izlemenizi öneririz. Upuzun koyuyla Venice Beach, Los Angeles’a gelmişken kesinlikle uğranması gereken yerlerin başında gelmektedir.

Kumsal, deniz, sahil demişken, dünyanın en ünlü plajlarından biri olan Malibu Beach’i ziyaret etmemek, Türkiye’ye gelip Akdeniz’de denize girmemek gibidir. Pasifik Okyanus’unun hemen kenarında villaları olan ünlülerle karşılaşabileceğiniz ve dünyanın her köşesinden turisti plajında ağırlayan Malibu Beach, kafa dinlemek için harika bir seçenek olacaktır.

Tüm bunlara ek olarak daha gezilecek onlarca yeri, içinde kaybolunacak onlarca caddesi olan Los Angeles, sadece dünya turizmi açısından önemli bir kent değildir. Lüksü çağrıştıran mimarisi bu kenti, her ne kadar sadece lüksün merkezi ya da tatil cenneti olarak çağrıştırsa da, yılın her döneminde binlerce insan Los Angeles’a dil öğrenmek için de gelmektedir. Bünyesinde bir çok dil okulu bulunan bu görkemli kent, şüphesiz hem dil öğrenmek isteyenler bunun yanına da keyifli bir tatil ayrıca bol bol da anı sıkıştırmak isteyen bireyler için çok doğru bir tercih olacaktır.

ABD’nin en dinamik metropollerinden biri olan ve artistler, yazarlar, ve yapımcılar ya da ünlü sanatçıların en fazla bu şehirde bulunması nedeniyle “Kreatif Başkent” olarak da adlandırılan Los Angeles, şüphesiz ki önümüzdeki yüzyıllarda da bu görkemli havasını ve ününü korumaya devam edecektir.

Top