Memnuniyet

%100 Müşteri Memnuniyeti

Güvence

15 Yıllık Tecrübe & Güven

Chicago Dil Okulları

Chicago’daki İngilizce Dil Okulları

Chicago İngilizce Dil Okulları

Amerika Birleşik Devletleri’nin nüfus açısından en büyük üçüncü şehri olan Chicago, Illinois eyâletinde Michigan Gölü ‘nün güneybatı kıyısında yer alan bir şehirdir. 1833 yılında kurulmuş olan şehirde, dünyanın ilk gökdeleni 1885 yılında inşa edilmiştir. Ünlü Sears Kulesi (110 katlı) de yine bu şehirdedir. Göle nazır olan şehir merkezinde gökdelenin ve renkli sokakların yanı sıra oldukça estetik çeşitli kanatlı hayvan türlerinin esenlik içinde rahatsız edilmeden yaşadıkları park ve bahçeler yer almaktadır. Şehrin adı Kızılderili dilinde “güçlü, dayanıklı” gibi anlamlar içeren “chicagau” kelimesinden geldiği ileri sürülmektedir.

Chicago nehrinin, Michigan Gölüne aktığı yerde 1837 yılında 4170 nüfus ile Chicago şehri kurulmuştur. Tren yolunun buradan geçmesi ile çok kısa sürede büyümüş, 8 Ekim 1871’de Büyük Chicago Yangını olarak tarihe geçen felaketle neredeyse tamamen yerle bir olmuştur. Şehirde Downtown’a gittiğinizde göreceğiniz Water Tower, yani bir su deposu dışında bütün binalar yanmış ve 90 bin Chicago’lu evsiz kalmıştır. Bu felaketten sonra tekrar yapılanan ve kurulan şehre ilk geldiğinizde dikkatinizi çekecek düzen, diğer büyük şehirlerden Chicago’yu ayıran önemli bir özelliktir. State ve Madison caddelerini 0–0 noktası olarak alıp numaralandırılmış birbirine paralel ve birbirini dik kesen caddelerle şehrin büyük bir bölümünde kaybolmak imkansızdır.

1795 yılında Kızılderililerden satın alınan Chicago, zaman içinde ticari, sosyal ve kültürel açılardan ülkenin en önemli şehirlerinden biri haline getirilmiştir. Şehri dünya çapında ünlü kılan en önemli unsurlardan biri de basketboldur. Zira şehrin NBA’de mücadele veren takımı Chicago Bulls, sadece Amerika’da değil tüm dünyada taraftarı olan, dünyanın en iyi basketbol takımlarından biridir.

İlk McDonalds şubesinin açıldığı yer olan Chicago, “fast food” olarak tabir edilen yeme-içme kültürünün en yoğun tercih edildiği bölgelerden biridir. Fast food kültürü hakim olunca yerel mutfakta öne çıkan lezzetler de doğal olarak bu yönde oluşmaktadır. Chicago’da yerel lezzet arayanlara iki tavsiye sunulmaktadır: Chicago Pizza, Chicago Hot Dog. Chicago kozmopolit yapısından dolayı, uluslararası mutfaklardan çok başarılı uygulamaları sunan birçok restoranın da bulunduğu şehirlerden biridir. Öne çıkan mutfaklardan bazıları Çin, Meksika, Fransa ve İtalya mutfaklarıdır. Restoran menülerindeki en uygun fiyata sahip mutfaklar ise Çin ve İtalyan mutfaklarıdır.

Chicago’ya ilk geldiğinizde Amerika’nın Los Angeles ve New York gibi diğer şehirlerine nispeten daha düzenli ve sakin olduğunu fark edeceksiniz. Şehir merkezini yürüyerek gezebilirsiniz. Kışın çok soğuk ve yazın sıcak havada dahi ne olursa olsun göl kenarında insanların spor yaptığı Chicago’da, taksiler dışında bol sayıda otobüs ve oldukça geniş bir bölgeye ulaşan raylı sistemi rahat ulaşım imkanı sağlar. Her büyük şehirde olduğu gibi geniş mutfak yelpazesinden örnekler sunan restoranları, çeşit çeşit bar ve gece kulüpleri, ünlü oyun ve müzikalleri misafir eden tiyatrolar, sinemalar ve daha birçok mevsimsel aktivite ile her zevke uygun eğlence bulabilmek mümkündür.

Chicago’ya geldiğiniz gün, ilk olarak biri kuzey Michigan Avenue, diğeri güney Michigan Avenue’de bulunan Turist Bilgi Merkezine uğramanızı tavsiye ediyoruz. Buradan CTA otobüs hatları ve şehir haritası, o hafta içinde, ay ve hatta mevsimde yapılan tüm kültürel ve sanatsal aktiviteleri, restoran tavsiyeleri ve hatta indirim kuponları bulabilirsiniz. Bu sayede şehri tanımaya ve şehri yaşamaya 1-0 önde başlayabilirsiniz.

Chicago’yu yorulmadan gezmek, şehir hakkında genel bir fikir edinmek istiyorum diyorsanız da size önerimiz turist otobüslerine binmeniz yönünde olacaktır. Bu turist otobüslerinde yani çift katlı otobüslerde, istediğiniz yerde in-bin yapabilir, ayrıca şehrin önemli lokasyonları hakkında otobüslerde bulunan kulaklıklar ile çeşitli dillerde bilgiler edinebilirsiniz. Bu şehir hakkında genel bir görüş oluşturmanıza oldukça yardımcı olacaktır. Biraz daha eğlenceli bir tercihte bulunmak isterseniz ise Ginger turlarına katılarak, şehrin belirli merkezi noktalarını Ginger üzerinde gezebilir ve sokaklardaki rengarenk görüntülere tanıklık edebilirsiniz.

Genellikle Chicago hakkında online araştırma yapanlar bilirler, gezilecek yerler sıralamasında hep Navy Pier methedilir. Navy Pier, vakti zamanında Amerikan donanma askerlerinin eğitimi için kullanılmış olan çok büyük bir iskeledir. Günümüzde ise tamamen halkın kullanımına ve turizm sektörüne açılmış olan bu iskelede, çok sayıda restoran, cafe, bar, hediyelik eşya satan dükkanlar bulunmaktadır. Ayrıca kocaman bir dönme dolap, bir adet çocuk müzesi ve 3D filmler gösteren bir sinema salonu da burada yer almaktadır. Günün her saatinde dinamik olan Navy Pier’da, günün belirli saatlerinde yemek yemek istediğinizde, var olan kalabalıktan dolayı boş masa bulmakta zorlanabilirsiniz. Bunun yanı sıra Navy Pier’dan kalkan botlar, Michigan Gölü’nde kısa gezintiler yapıyor. Fakat eğer bu kısa bot turlarına katılmak isterseniz, yanınıza bir adet rüzgarlık almanızı öneriyoruz.

Michigan Gölü’nde bahsetmişken, Michigan Caddesi’nden de bahsedelim. Michigan Caddesi, Chicago’nun en ünlü caddesidir. Tüm dünya markalarına ait mağazalar ve sayısız lüks restoran ve cafe bu cadde üzerine konumlanmıştır. İstanbul’dan giden kişilerde genelde Bağdat Caddesi ya da Nişantaşı’nın gökdelenlerle çevrilmiş hali hissi yarattığı söylenir, ilk bıraktığı etki bu oluyor. Uygun fiyatlara alışveriş yapabileceğiniz çokça mağaza bulunan Michigan Caddesi’nin dışında, alışveriş için en uygun lokasyonlardan bir diğerinin State Street olduğunu söyleyebiliriz. Frank Sinatra’nın Chicago şarkısında geçen ve ünlü olmuş cadde burasıdır. Yine bir başka ünlü cadde olan Oak Street de, dünyaca ünlü markaların mağazalarının yer aldığı ve Chicago’nun en lüks caddelerinden biridir.

Magnificient Mile’ın sonunda yer alan Hancock Kulesi ise, Chicago’nun Sears Tower’dan sonraki en yüksek ikinci yapısıdır. En etkileyici manzaranın bu noktada olduğunu söylemek kesinlikle abartılı olmaz. Ayrıca eğer ki hava koşulları uygunsa kulenin 94. katından 100 kilometreye kadar görüş sağladığı söylenmektedir.

Kentin bir diğer önemli alanı ise Millenium Park’tır. Bu alanın içerisindeki en etkileyici yapı ise bulutu tasvir eden ve aynalı bir yapı olan Cloud Gate’tir. İlkbahar ve yaz döneminde çokça kültürel etkinliğe sahne olan bu görkemli parkta, yaz aylarında düzenlenen bir çok konser de halka açık ve ücretsiz oluyor.

Chicago, hemen hemen dünyanın her köşesinden insanı topraklarında bulunduran bir şehirdir. Şehirde toplam 77 semt vardır ve bu semtlerin bir kısmı etnik özellikler göstermektedir. Alman, İtalyan, Yunan, Kore gibi.. Her etnik kökenin yaşamını devam ettirdiği kendilerine ait mahalleler bulunmaktadır. Kore mahallesi, Çin mahallesi gibi. Son verilere göre, Polonyalı nüfusun Varşova’dan sonra en yoğun olduğu yerin Chicago olduğu da söylenmektedir.

Chicago insanı için spor ve sanatsal aktiviteler çok önemli bir yere sahiptir. Günün her saatinde ve hava koşulları ne olursa olsun, sokaklarda spor yapan insanlarla karşılaşırsınız. Yaklaşık olarak 550 parka sahip olan şehirde, 150’den fazla da müze bulunmaktadır. Field Museum dışında Chicago’da bulunan tüm müzeler, salı günleri ücretsizdir. Field Museum ise diğerlerinden farklı olarak çarşamba günleri ücretsizdir.

Dünyanın en büyük kapalı akvaryumlarından birine de sahip olan bu kentte, her gün yapabilecek ya da deneyimleyebilecek farklı aktiviteler bulmanız doğaldır. Ayrıca yine dünyanın en büyük halk kütüphanelerinden biri olan  Chicago Halk kütüphanesi’nde de 2 milyondan fazla kaynak bulunmaktadır.

Top