Brighton İngilizce Dil Okulları

Brighton İngilizce Dil Okulları

Brighton, İngiltere’nin güneydoğu bölgesinde yer alan, Manş Denizi kıyısındaki bir kenttir. Yerel idare olarak Brighton, Hove, Portslade kentleri tarafından oluşturulan ve tek-seviyeli yerel idare olan Brighton ve Hove Şehri yerel idaresine baglidir. Brighton kenti ve Brighton ve Hove Şehri ayni zamanda coğrafi olarak ve kraliçe ile ilgili seremonilerde East Sussex törensel kontluğu içinde olduğu kabul edilmektedir.1740’li ve 1750’li yıllarda Lewes kentinde bulunan Richard Russell adlı bir doktor hastalarına Brighton’a gidip orada deniz suyuna girmelerini bir doğal tedavi olarak tavsiye etmeye başlamıştır. Bu çok geçmeden bir denize girme kürü modası haline gelmiştir ve tarih sahnesinde Brighton kentinin önemini arttırmıştır. Bu moda ise kentin özellikle başkent Londra şehri sakinleri için bir deniz tatil kenti olarak hızla gelişmesine neden olmuştur. Böylece o zamana kadar bir balıkçı kenti olan Brighton, 1780’lı yıllarda Kral George tipi mimarı stilli yeni yapılarla ve “teras” adı verilen rezidanslarla dolmaya başlamıştır. 1783’de o zaman “Galler Prensi” olan Prens George tarafından ziyaret edilmiş ve bu prens tarafından çok beğenilmiştir. Bundan sonra Galler Prensi çalışma saatleri dışındaki boş zamanlarını Brighton’da geçirmeye başlamıştır ve bu 1811’de hasta olan kral III. George ‘a naip olup “Naip Prens” adıyla anıldıktan ve sonra IV George olarak tahta geçmesinden sonra da devam etmiştir. Bu da Brighton’un İngiltere’nin zenginleri ve ileri gelenleri için bir tatil merkezi olmasına yol açmıştır.

Deniz kültürü ve şehir hayatının iç içe geçtiği bir şehir olan Brighton, yılın her döneminde tatilcilerin rağbet ettiği bir tatil ve eğlence merkezidir. Brighton kenti yılda sekiz milyon civarında yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilmektedir. Kentin aynı zamanda ciddi bir konferans turizm sanayisi de bulunmaktadır: İşçi Partisi, Muhafazakar Parti ve sendikalar yıllık toplantılarını burada yaparlar. Londra şehir merkezine sadece 1 saat uzaklıkta olan Brighton’da iki üniversite ve bir çok dil okulunun olması öğrenci nüfusunun da fazla olmasını sağlamıştır. Şüphesiz bunun en önemli nedenlerinden biri de Brighton halkının kültürel çeşitliliği, her kültüre saygı duyma temelli her çeşit insana gösterdikleri hoşgörüleridir. Sayısız sanat ve tarih müzesi, alışveriş merkezi, sanat galerisi, park, gece kulübü, restoran seçeneklerini içinde barındıran Brighton’da, birçok sıradışı festival yıl boyunca ziyaretçilerin ilgisi ile karşılaşmaktadır ve şehri İngiltere’nin en önemli turistik merkezlerinden biri haline getirmektedir.

Girişinden itibaren insanı büyüleyen, geniş yolların etrafına düzenli bir şekilde dizilmiş müstakil evlerle dolu şirin bir tatil kasabası görünümündeki bu şehirde neredeyse sıkılmak imkansızdır. Lanes’de gezerken kaybolabilirsiniz. Palace Pier’da Rollece Coster’a binip midenizi alt üst edebilirsiniz, Sealife Center’da saatlerce dolaşabilir, minik köpek yavruları ve sayısız çeşitteki diğer deniz canlıları ile keyifli vakit geçirebilirsiniz. İngiltere kültürünün bir parçası haline gelmiş olan fish and cips’in en lezzetlilerini, sahil boyunca dizilmiş ufak ve son derece sempatik cafe ve restoranlarda yiyebilirsiniz. Avrupa insanının soğukkanlılığı ve İngiltere’nin sürekli yağmurlu havası yüzünden depresifleşmiş yerlileri burada göremezsiniz. Burada sabahları yolda yürürken herkes birbirine gülümser ve selam verir. Hiç tanımadığınız biri parkta yanınıza oturup sizinle dertleşmeye başlayabilir. Sahilinde kocaman bir barlar zinciri vardır ve hem gündüz hem de gece yani tüm gün bu zincirde eğlence devam eder. Brighton, Brighton Rock adıyla popüler olmuş, kocaman ve rengarenk şekerleriyle ünlüdür. Genç insan nüfusunun yüksek olduğu Brighton’ın sembolü ise martıdır. Bu kente gelenler, geri döndüklerinde söz dağarcıklarından sıkılmak kelimesini çıkarmış olacaklardır.

Brigton’ın iklimi ise Akdeniz iklimini andırmaktadır. İngiltere’nin güney sahili kıyısında yer alan bir kent olduğu için de İngiltere’nin diğer şehirlerine göre hava daha ılımandır.

Bu kentte ilginizi çekecek çok fazla tarihi ve kültürel müzeler bulunmaktadır. Bunlardan ilki Brighton Museum ve Art Gallery’dir. 19. yüzyılda inşa edilmiş bu müze, Brighton’un en gözde ve popüler yerlerinden biridir. Sanata yakından ilginiz olsun ya da olmasın, bu müzeyi ziyaret etmenizi öneriyoruz.

Bir diğer ilgi çekici müze ise, Museum of Penny Slot Machines’tır. (Kuruşla Çalışan Makinalar Müzesi) Bu müze Brighton için tarihi bir öneme sahiptir ve çok ilginçtir ki müzenin içerisinde yer alan makinelerin tümü, hala kuruş konulduğunda çalışmaktadır. Burada görebileceğiniz değişik makinelerin bir kaçını sıralayacak olursak; Fal bakan makineler, meyve makinesi, güç ölçen makineler ve bu makinelerin onlarcası.

Yine eğer müzelerden devam edecek olursak, Brighton Toy and Model Museum da turistler tarafından en çok ziyaret edilen yerlerden birisidir. En üst kalitede yüzlerce oyuncak ve modellere ev sahipliği yapan bu müzede, birçok ünlü oyuncak yapımcısının koleksiyonları da tanıklık edebilirsiniz.

Tarihi dokusu olan bu yerleri gezdikten sonra ise birazcık dinlenmek ve keyiflenmek için eğer yeşili bol, çiçekleri harika olan bir yere geçmek isterseniz, size ilk önerimiz Preston Park olacaktır. Brighton’ın gezilmesi gereken parklarından bir tanesidir ve şehrin kuzeyinde yer almaktadır. Rengarenk çiçek bahçeleri ve bu çiçeklerle süslü patika yolları ile görülmeye değer bir parktır. Yine Brighton’da gezebileceğiniz diğer parklar ise South Downs Park ve St Anns Well Garden’dır.

Eğer alışveriş yapmayı seviyorsanız ve İngiltere’den eli boş dönmek istemiyorsanız, Brighton tam da bu noktada imdadınıza koşacaktır. Birbirine yakın ve envai çeşitte ürünler satan mağazalarıyla, inanılmayacak derecede uygun fiyatlarıyla Brighton, alışveriş için doğru bir seçim olacaktır. Alışveriş yapacağınız yerlerden bazıları; Brighton Shopping Centre, Churschill Square Shopping Centre. Ayrıca bu alışveriş merkezleri dışında sahil boyunda da bir çok küçük butik yine sizi beklemektedir.